DOLAR 31,3834 0.46%
EURO 34,0628 0.54%
ALTIN 2.104,602,53
BITCOIN 19529571,99%
Antalya
18°

AÇIK

06:07

İMSAK'A KALAN SÜRE

HMH Construction
İhsan Ticaret
Bagislar Construction
Alanya’daki eğitim camiasında görmek istemediğimiz 3 çirkin vaka I ALPER KUTAY YAZDI

Alanya’daki eğitim camiasında görmek istemediğimiz 3 çirkin vaka I ALPER KUTAY YAZDI

ABONE OL
07:20 - 10 Haziran 2022 07:20
Alanya’daki eğitim camiasında görmek istemediğimiz 3 çirkin vaka I ALPER KUTAY YAZDI
1

BEĞENDİM

ABONE OL
HMH Construction
Realtor Global

Dün Büyük Alanya’da “özel haber” logosu ile Alanya’yı derinden sarsan bir habere yer verdik…

İddiaya göre; Alanya’daki bir lisede görevli 40 yaşındaki erkek öğretmen A.K., 16 yaşındaki kız öğrencisinin cep telefonuna mesaj atarak, “Seni namusuma alacağım. Seni çok beğeniyorum. Özelden de görüşmek isterim” diyor.

Öğrencinin konuyu ailesine aktarması üzerine bu çirkin olay önce polise, ardından savcılığa intikal ediyor. Savcılık, kız öğrencinin cep telefonunu inceliyor, yazışmaların doğruluğunu tespit ediyor, rehberlik öğretmeni A.K. önce polis tarafından gözaltına alınıyor, ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanarak Alanya Cezaevi’ne gönderiliyor.

Alanya Kaymakamı Dr Fatih Ürkmezer ise öğretmeni anında açığa alıyor. Delillerin yeterli olması nedeniyle savcılık tarafından tutuklanan öğretmen hakkında soruşturma başlatılırken, 16 yaşındaki kız öğrenciye ise psikolojik destek verilmeye başlanıyor.

Şimdi, kız öğrencisini taciz eden öğretmen cezaevinde, yüce Türk yargısının, hakkında vereceği kararı bekliyor.

Henüz 16 yaşında olan, reşit bile sayılmayan bir çocuğa cinsel içerikli mesajlar atmak, “seni namusuma alacağım” gibi sözlerle vaatlerde bulunmak…

Tam da “Dünya nereye gidiyor?” dedirten bir vaka!

Bitti mi?

Elbette bitmedi.

Dün, daha bu haberin mürekkebi kurumadan, eğitim camiası adına ilginç bir olay bu kez Konaklı Mahallesi’nde yaşanıyor.

Alanya Postası’ndan Özgür Yılmaz’ın haberine göre; Alanya’da bir öğretmen, görev yaptığı okulun müdürü, aynı okuldan bir başka öğretmen ve sivil vatandaşların saldırısına uğruyor.

Konaklı’da yaşanan olayda, öğretmen M.Ş.Y., iddiaya göre görev yaptığı okulun müdürü, aynı okulda görevli bir başka öğretmenin yanı sıra yaklaşık 20 sivil vatandaşın saldırısına uğruyor.

Darp edilen öğretmen, Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapıldıktan sonra gece yarısı taburcu ediliyor ve olayla ilgili hem Alanya Jandarma Komutanlığı hem de Alanya Milli Eğitim Müdürlüğü çok yönlü soruşturma başlatıyor.

Bu öğretmen acaba neden görev yaptığı okulun müdürü, aynı okulda görevli bir başka öğretmen ve yaklaşık 20 vatandaşın aynı anda fiziki saldırısına uğradı dersiniz!

Taciz mi var, yolsuzluk mu var, başka bir mevzu mu?

Acilen kamuoyuna açıklanmalı!

En azından bu konuyu bilen ve duyan o okulda eğitim gören öğrencilerin yanı sıra o öğrencilerin velilerinin içi rahatlatılmalı!

Bitti mi?

Elbette bitmedi.

Alanya’da eğitim camiası adına üzücü bir başka olay bu kez Türkler Mahallesi’nde yaşandı.

Türkler’deki bir okulda, alkol alan bir kız öğrenci, okulun yatakhanesinin 4. katındaki odalardan birinin penceresine çıkıyor, kendini aşağıya atacağını söylüyor.

Yüzünde ve vücudunun farklı bölgelerinde morluklar, çizikler ve kızarıklıklar olduğu gözlenen kız öğrenci, öğretmenleri tarafından güçlükle ikna ediliyor, aşağı atlaması engelleniyor, canı kurtarılıyor.

Bu olay fotoğraflarıyla bana geldi, araştırdım, işin içinde bir aile dramı olduğunu görünce, haberi yayınlamaktan vazgeçtim.

Sözün özeti…

Alanya Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz’ı severiz, sayarız.

Henüz resmi ataması yapılmadığı halde, henüz resmi olarak “Alanya Milli Eğitim Müdürü” olmadığı halde, daha “geçici müdür” olarak görev yaptığı halde, Alanya’da göreve başladığı günden beri cansiperane çalışıyor.

Görüyoruz, duyuyoruz, izliyoruz, alkışlıyoruz.

Elbette hem Müdür Yılmaz’dan hem de Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosundan, her öğretmenin ve her öğrencinin başına birer bekçi koymasını bekleyemeyiz.

Ancak şu da bir gerçek ki; bu tür vakalar çoğaldıkça, ailelerin, özellikle öğrencilerin örgün eğitime, eğitim camiasına olan güvenleri zedelenecektir.

Artık kurum içi eğitimler mi olur, öğretmenlerin yanı sıra öğrencilere sosyal ve psikolojik dokunuşlar mı yapılır bilemiyorum.

Fakat nasıl bir önlem alınması gerekiyorsa; artık başta Alanya Kaymakamlığı olmak üzere acilen düğmeye basılmalıdır.

SAKALIMIZ DA VAR AMA DİNLEYEN YOK!

Aylardır bu mecradan diyoruz ki; “Parası olan Rus ve Ukraynalı, parayı bastırıp evini barkını zaten satın alıyor. Paralı yerleşimcilerde bir sıkıntı yok! Asıl tehlike, ev satın alacak parası olmadığı için kirada oturan ve artık parası suyunu çektiği için kirasını ödeyemeyen Rus ve Ukraynalılarda.”

Sakalımız da var ama dinleyenimiz yok!

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ardından Alanya’da fahiş bedellere kiralanan konutlar, savaşın uzaması nedeniyle özellikle Ukraynalıların mali kaynaklarının tükenmeye başlamasıyla birlikte ev sahipleri açısından sorun olmaya başladı bile.

Alanya; Rusya ve Ukrayna savaşının ardından ciddi bir göç aldı.

Savaştan kaçarak Alanya’ya sığınan Ukraynalı ailelerin sayısının artması, konut satış ve kira bedellerine de otomatik olarak yansımıştı.

Minimum 10 bin TL’den başlayan kira bedelleri, yabancı vatandaşların mali kaynaklarının tükenmeye başlamasıyla ev sahipleri açısından da sorun teşkil ediyor artık.

Konuyla ilgili yargıya da başvuramayan ev sahipleri, kira bedellerini alamama tehlikesi içine girdi.

Dün, Alanya Emlakçılar Derneği Başkanı Özgür Erbaş kanayan bu yaraya parmak bastı.

Dedi ki; “İlk başta talepler artınca ‘Yabancıları Türklere tercih etmeyin. Gün olur ararsınız’ demiştim. Dediğim de doğru çıktı. Özellikle Ukraynalılar olmak üzere ciddi bir sıkıntı var. Savaşın uzamasından dolayı ellerindeki kaynakları bitirmişler. Geçen bir avukat arkadaşla görüştük, yapacak bir şeyin olmadığını söyledi. 2 ay kira ödememe tahliye sebebidir. 3-5 ay peşin verdiler, belki de paraları bitti. Çıkarırsın ya da çıkaramazsın, şüpheli. Ev sahipleri en az 1 yıl uğraşmak zorunda. Para hırsı böyle yaptı. Şimdi yerli kiracıları mumla arıyorlar. Hak ettiler. Bundan sonraki süreçte mevcut Türk kiracılara daha önem vermeliler. Enflasyon, TÜFE, neyse artış bedeli yapsınlar ve yollarına devam etsinler.”

Bu pilav Alanya’da daha çok su kaldırır.

Önümüzdeki günlerde “Türk ev sahibi, para ödemeyi reddeden Ukraynalı kiracısını dövdü” türü haber başlıkları ile tanışmaya hazır mısın Alanya!

ALANYA’NIN MOTORLU YARASALARI YENİDEN PİYASADA

Bundan bir kaç yıl önce yazmışım, güzel de yazmışım.

Turizmci dostum Alper Gencelli göndermiş dün, sosyal medya platformundan.

Konu yeniden gündemde, bu yüzden bir kez daha yayınlamak istedim.

Okuyun bakalım, beğenecek misiniz…

“…Hey sen, motosikletli çocuk!!!

Hey, egzozun susturucusunu söktürüp akşam mesai bitimiyle eve girme zaman aralığında ara sokaklarda jikle patlatan, kızların hasta (!) olduğu, ayılıp bayıldığı (!) motosikletli çocuk!

Ve hey, sen; Şahin, Doğan, Kartal ve Serçe model kuş serisi otomobilinin makaslarını kestirip gövdesini asfalta değdiren karizmatik, büyüleyici (!) çocuk!

Hangi iklimde büyüdün, büyürken hangi mafyatik diziler, hangi militarist filmler yoğurdu beynini de bu hale geldin?

‘Bir otomobilin modeli ne kadar düşükse içinden çıkan müzik sesi o kadar yüksek olur’ tezimi her seferinde kanıtlarcasına Alanya sokaklarında bangır bangır ring atan, evinde dükkanında sessiz sakin oturan diğerlerinin, yani sizden olmayan bizlerin kulağının ırzına geçerken hangi hazları duyuyorsun, rica etsem kulağımıza fısıldar mısın!

Her gün küfür yediğini bile bile, egzozu patlatarak geçtiğin o cadde ve sokaklarda her gün ananın, bacının, varsa karının halini hatırını soran bizlere rağmen bu kendini ispat çaban niye, kime?

‘Asker Konvoyu’ veya ‘Düğün’ kisvesi altında bu şehrin fabrika ayarlarıyla oynamak, sabrını sınamak, turisti, çoru çocuğu titretmek, bu şehri her geçen gün sizin gibilere daha fazla düşman etmek, niye?

Sanki biz, yani sana göre diğerleri hiç askere gitmemiş gibi, sanki biz analarımızın kınalı kuzuları olarak bu vatanın kutsal topraklarını hiç beklememiş gibi, adam gibi, efendice gidilmesi gereken askerlik gibi ulvi bir görevi bile suistimal edip bu motosiklet mastürbasyonunun sebebi ne, söyler misin çocuk!

Bak güzel çocuk!

Tıpkı, ‘üzerinde harflerden oluşan cümleler bulunan’ hiçbir basılı yayının satırını daha önce okumadığını tahmin ettiğim için bu satırları da okumayacağını bile bile sana iki çift lafım olacak.

Bu şehrin sizden olmayan insanlarının, sana ve senin gibilere olan nefreti ve öfkesi her geçen gün daha da büyüyor, bu bir.

Bu şehirde huzur içinde, sessiz sedasız yaşamak isteyen insanların sana ve senin gibilere olan acıma duygusu daha da büyüyor, bu da iki.

Caddemizden, sokağımızdan, apartmanımızın altından, dükkanımızın önünden egzoz patlatıp son sürat geçerken bazen kızıyoruz sana ve senin gibi olanlara. Ama biliyor musun çocuk, genelde acıyoruz size.

Acıyoruz, çünkü içinde olduğunuz şehirden bihaber yaşıyorsunuz. Ufacık akvaryumdaki süs balıkları gibisiniz. Eminim iç dünyanız, içine düştüğünüz kuyunun ağzı kadardır. Kafanızda sığ bir dünya yaratmışsınız, bütün dünyayı sadece orası sandığınıza kalıbımı basarım.

Sizde empati yeteneğinin olmadığını, ‘Motosikletimden veya otomobilimden bu sesi çıkarıyorum ama acaba başkaları rahatsız olur mu?’ düşüncesinin zerresinin bulunmadığını biliyoruz ve hem sizin için, hem de kendi yarınlarımız için endişeleniyoruz.

Bu şartlarda bu şehirde sizinle ne kadar yaşayabiliriz, onu düşünüyoruz en çok da.

Eminim sen buna bile, ‘Beğenmiyorsan terk et, bizde böyle, yersen’ dersin ama senin gibi çiğ olan hiçbir şey yemedik bugüne kadar, bundan sonra da yemeyeceğiz çocuk!

Yüksek duvarlı, kapı bekçili, havuzlu, spor sahalı, bol güvenlik kameralı lüks sitelerin önünden geçerken, altınıza aldığınız demir yığınlarından çıkan rahatsız edici sesle belki ‘kendi çapınızda’ hayattan intikam alıyorsunuz, belki o sitelerde hiç oturamayacak oluşunuzu düşünerek o apartmanlarda, o sitelerde hiç kimsenin huzur içinde oturmasını istemiyorsunuz.

Bir kız arkadaşınızın elinden tutup kapısından içeri bile giremeyeceğinizi, kılık kıyafetinizden dolayı sizi dışlayacaklarını düşündüğünüz restoranların, pastanelerin, kafeteryaların, bar ve diskoların önünden bangır bangır geçerken, oralarda oturabilme fırsatı bulmuş olanlardan belki de intikam alıyorsunuz, kim bilir!

Bu yaptıklarınız ‘hayattan ve diğerlerinden intikam alma’ yönteminiz ise, emin olun zerre umurumuzda değil.

Umurumuzda olan tek şey, sivrisineklerin yok edilmemesi değil, bataklığın neden kurutulmadığıdır.

Merak ediyoruz çocuk, bataklığa nasıl saplandınız?

Misal, kendinize vakur, kararlı, bu vatan için canını verebilecek ‘asker konvoyu elemanı’ ya da mutlu bir güne tanıklık etmeye hazırlanan ‘düğün konvoyu elemanı’ süsü verdiğiniz için size ses etmeyen kolluk kuvvetinin suskunluğu mu, ‘bugünlük gençleri görmezden geleyim’ci tavrı mı veriyor size bu cesareti?
Egzozların susturucusunu sökebilecek tek merkez olan Sanayi’deki motosiklet tamircileri ve araba modifiyecilerinin denetlenmemesi mi, sizi böyle şahlandıran?

Sivri’liğinizin bataklığı orası mı yoksa!

Gecenin 3’ünde çevreyolunda, veya bir piknik yerinde, misal evin balkonunda otururken, çok çok dükkanda bir tanıdıkla çay içip iki lafın tatlı tatlı belini kırarken, kulaklarımızın ırzına geçen gürültünüzü daha ne kadar çekeceğiz?

Veya, sizi çekmek zorunda mıyız çocuk!

Siz, hiç kimsenin ses etmediği, denetlemediği, ceza yazıp elinden arabasını-motosikletini almaya cesaret edemediği alikıran baş kesensiniz de, biz bu şehrin üvey evladı mıyız?

Yok mu bize de, en azından sizin 10’da 1’iniz kadar sahip çıkacak, bu şehirde “yeniden” huzur içinde yaşamamızı sağlayabilecek bir makam, bir koltuk sahibi?

Yok mu bu şehirde size “Artık yeter, durun” diyecek bir babayiğit!…”

Demişiz, bundan 3-5 sene önce…

Bu motorlu yarasalar son dönemde yine çoğaldı.

Buradan; Alaaddin’in sihirli lambasından çıkan cinden ister gibi; Alanya Kaymakamı sayın Fatih Ürkmezer nezdinde, hem Alanya Emniyet Müdürlüğü’nden, hem de Alanya Jandarma Komutanlığı’ndan 3 dileğim var.

Denetim, denetim, denetim…

Kestane kebap, acele cevap diyor, saygılar sunuyorum…

-BİTTİ-

    Özkaya Sigorta

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.