DOLAR 15,8113 -0.43%
EURO 16,8975 0.42%
ALTIN 938,53-0,41
BITCOIN 4806890,96%
Antalya
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

20:26

AKŞAM'A KALAN SÜRE

İhsan Ticaret
Bagislar Construction
Devlet memurları Alanya’dan neden kaçıyor? I ALPER KUTAY YAZDI

Devlet memurları Alanya’dan neden kaçıyor? I ALPER KUTAY YAZDI

ABONE OL
08:46 - 13 Mayıs 2022 08:46
Devlet memurları Alanya’dan neden kaçıyor? I ALPER KUTAY YAZDI
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Dün Alanya’da yaşayan genç bir arkadaşımız sosyal medya hesabında şöyle isyan etmiş…

“Alanya’da 6 bin liraya iş bulsam; diyelim ki 3 bini kiraya, bin lirası faturalara, 500’ü halk otobüsüne, 1500 lirası da yemeğe gidecek. Finalde; şirketim eleman buldu, ev sahibim para kazandı, belediye otobüs biletinden kazandı, BİM, A101, Şok para kazandı. Peki, ben çalışarak neyi kazandım?”

Haklı mı? Hem de yerden göğe…

Üstelik bu arkadaş bekar ve tüm hesaplamaları bir kişi üzerine kurulu.

Hele bir de evli ve çocukluysa, yandı gülüm keten helva!

Direkçi İletişim

Hiç mi sosyalleşmeyecek, hiç mi bir arkadaşıyla bir yere oturup bir bardak çay, bir simit yiyip içmeyecek, hiç mi sinemaya, konsere gitmeyecek. Senede bir hafta tatile falan gitmeyi unutun gitsin!

“Alanya’da yaşamanın bir bedeli var” demişti, 1999-2014 dönemi Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu.

Yaşamanın bedelinin giderek ağırlaştığı Alanya’da kiralar aldı başını gitti.

Asgari ücret, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde de 4.250 lira, Kars Digor’da da, Alanya’da da…

Peki siz hiç, “Alanya’da kiralar çok yüksek. Evi olmayan, kirada oturan memurum zorlanmasın. Maaşına 3-4 bin lira zam yapayım” diyen bir mekanizma, bir yönetici duydunuz mu?

Misal; bu yüksek kiralar yüzünden Alanya’da üniversitede çalışacak akademisyen bulamıyorsun, hastaneye atanan doktor gelip kiraları görünce kaçıyor, hemşireler şimdilik “kira ucuz” diye Gazipaşa’da, Kargıcak’ta oturuyor. O da şimdilik. Çünkü tehlike o bölgelere doğru ufaktan kaymaya başladı. Öğretmenler mecburen okullarına yakın mahallelerde ikamet ediyor, onların işi daha da zor.

Evi olmayan, kirada oturan, iki üç çocukla evini geçindiren polisimiz, öğretmenimiz, devlet memurumuz n’apıcak?

Var mı bir planlama, var mı bir yol gösteren!

Bir iki sene öncesine dek “maaşım yeter” deyip evde tek başına yaşayan bekar memurların, şimdi iki oda bir salon evleri “öğrenci evi” gibi birlikte kullanmaya, kirayı ve diğer masrafları ortak karşılamaya başladıkları konuşuluyor.

Bundan 5-10 sene önce “İki üniversitemiz var. Alanya öğrenci kenti oluyor, herkes kazanacak” deniliyordu, şimdi maaşını yetiremeyen memurlar, oturdukları evleri “öğrenci evi” gibi ortak kullanmaya başladı.

Yaz gelince yurt olarak kullandıkları apart otellerden kapı dışarı edilen öğrencilerin de ev sıkıntısı yaşadığı şu günlerde pek yakında “bir öğrenci ile bir memur aynı ev paylaşmaya başladı” başlıklı haberler görürseniz, sakın şaşırmayın!

Çünkü ne öğrencinin ailesinden gelen para, ne de memurun aldığı maaş geçinmelerine yetmiyor!

Kars Digor’daki aynı yıl göreve başlamış polis de Alanya’daki meslektaşı ile aynı maaşı alıyor, öğretmen de.

Geçelim başka bir krize…

Yaz geldi. Otellerde çalışacak personeli n’apıcaz peki?

Otel dediğin bacasız fabrika.

Garsonuydu, komisiydi, aşçısıydı, aşçı yardımcısıydı, resepsiyonistiydi, bellboyuydu, kat hizmetlisiydi, teknik servisiydi derken, 4-5 yıldızlı bir otelde nerden baksanız en az 40 ila 80 arası personel çalışır.

Peki, Okurcalar ile Demirtaş arası, Alanya’da toplamda 3 yıldızlısından 5 yıldızlısına, irili ufaklı kaç turistik tesis var?

Ben diyeyim 200, siz deyin 300.

Hadi bu personelin yarısı Alanya’nın yerlisi olsun, kırsal mahallelerde kendi evlerinde ikamet eden Alanyalılardan oluşsun.

Peki diğer yarısını nerede yatıracaksın, kaç para maaş vereceksin ki bu adamlar, bu kadınlar, bu gençler o parayla hem ev geçindirsin, hem çoluk çocuğuna baksın, hem de zor günler için, otellerin kapalı olduğu kış aylarında geçinmek için köşeye üç beş kuruş atabilsin.

Günümüz Türkiye şartlarında pek mümkün gözükmüyor.

Bazı büyük otellerin personel lojmanları ne yazık ki bu yaraya merhem olmaz.

Türk ekonomisinin bel bağladığı turizm sektörünün batmaması için bunların erkenden planlanması, oturup konuşulması, sektör paydaşlarının beyin jimnastiği yapabileceği çalıştaylarda bunların bir göz ameliyatı hassasiyetiyle milim milim hesaplanması, plana konulması gerekmez mi?

Peki oluyor mu bunlar?

Maalesef olmuyor, olamıyor.

Alanya’yı yönetenler dahil herkes “maalesef” havanda su dövüyor, otelci kısmı da “aman şehri yönetenlerle, ülkede söz sahibi olan iktidarla papaz olmayalım” diye gıkını çıkaramıyor, her sene olduğu gibi göçün yolda düzelmesini bekliyor ama o kervanın beli hiçbir zaman doğrulmuyor.

Misal, kiraların bu kadar yükselmesinin yanı sıra bir başka önemli konu; altyapı sıkıntısı.

Kağıt kalem alıp not edin lütfen.

Hadi bu senenin ortasına geldik, bu saatten sonra konuşsan da fayda etmez ama yazın bir kenara, 2023’te Alanya’da konuşacağımız tek konu, bunca hızlı yapılaşmaya rağmen; arıtma, su ve elektrik altyapısında hiçbir güncelleme yapılmaması sonucu patlayan kanalizasyonlar, kesilen su ve elektrik olacak.

Peki bunu öngören, müdahale eden var mı?

Cevap veriyorum: Yok!

Bugün birer lüks konut ve 10-15 katlı apartman cenneti haline gelen, seraların, muşmula bahçelerinin sökülüp rezidansların dikildiği Cikcilli’ye, Çıplaklı’ya, Avsallar’a, İncekum’a gidip lütfen bakın.

O devasa apartmanlar için ne yeterli kaldırım, ne kanalizasyon hattı var, ne de elektrik ve su altyapısı!

Size daha trajikomik bir şey daha söyleyeyim de, gülün ağlanacak halimize!

Bu şehir; apartmanlarına 10-15 kat inşaat ruhsatı verilirken, merdiveni en fazla 9. kata çıkabilen itfaiye araçlarının olduğu bir şehirdir.

Ev alacaksanız en fazla 9. kattan alın, 10’da yangın çıkarsa, orman yangınlarını söndüren helikoptere muhtaç kalırsınız, benden uyarması.

Misal, bugün Alanya’nın anlı şanlı, tanınmış müteahhitlerinin bina dikmek için ruhsat alma yarışına girdiği Avsallar’da 15 gün su varsa 15 gün yok.

Bu konuyla ilgili vatandaş Metin Yıldız şunları yazmış dün: “ASAT’ı arıyoruz, ‘su neden kesik?’ diyoruz. ‘Avsallar’ın 10 yıl önceki nüfusu ile şimdiki bir mi?’ cevabı alıyoruz. Yetkililerin en azından nüfusun artışını idrak etmeleri bile şaşırtıcı. Ben de cevaben ‘madem nüfustan kaynaklı bir durumsa, neden imar iskan izni veriliyor. Vermeyin o zaman. Önce alt yapıyı yapın’ deyince üstlerinin numarasını veriyorlar” diyor.

Gülün, ağlanacak halimize!

Aslında hem Alanya Belediyesi, hem de Antalya Büyükşehir Belediyesi sıkıntıların farkında!

Alanya’ya her gelişinde muhtarlardan fırça yiyen, yeterli hizmet yapmamakla eleştirilen Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in kasasında para yok! Alanya ASAT gayretle çalışıyor, görüyoruz ama bunca soruna yetişemiyor. Çünkü şehir o kadar hızlı ve plansız büyüyor ki, ASAT’ın ne bütçesi, ne personel sayısı buna dayanamıyor.

Bir de altyapı konusunda bu kadar savsak olunmasının en önemli iki sebebi; bir-yerel yönetimlere kamuoyu baskısı yok, iki-ASAT’a muhalefet etmesi gereken Ak Parti ile MHP ya bilerek bazı siyasi saiklerle susuyor, ya da bu sorunların farkında değil.

İki şık da Alanya için facia!

Kanalizasyon ve su konusunda 2023’te çok büyük sıkıntılar yaşayacağımız gibi, aynı problemler elektrik altyapısında da yaşanacak.

Öngörülen bu.

Çünkü; sisteme her gün yeni binalar, yeni daireler ekleniyor olmasına karşın mevcut trafolar çok eski, güncelleme yapılmıyor, hazır trafoların içindeki tesisatlar çok eski ve ne yazık ki bu konuda da ilgili firmaya ya yeterli kamuoyu baskısı yok, ya da siyasi erk bilerek veya farkında olmadan susuyor veya müdahil olmuyor.

Özetleyecek olursak, belki bazılarınız Alanya’ya pembe gözlüklerle bakıyor olabilirsiniz, belki bu satırlara itiraz edenleriniz çıkacaktır ama sorunlar giderek artıyor ve maalesef bu sorunları durdurmak, erken önlem almak için hiç kimse kılını dahi kıpırdatmıyor.

Örnekse; Alanya Belediye Meclisi.

İktidarından muhalefetine, yukarıda yazan sorunları bir gün olsun gündeme taşıyan oldu mu?

Cevap vereyim; Olmadı!

“Hayır, sana katılmıyoruz. Falanca kişi veya kurum bu konularda şunu şunu yapıyor” diyen varsa, yanıtını dinlemeye, bu mecrada yayınlamaya hazırım.

Ama sevgili dostlar, dost acı söyler.

Bunca olumsuzluğu anlattıktan sonra belki yüzünüzde bir parça tebessüm oluşturur diye farklı bir konuyla finali yapalım, bugünlük müsaade isteyelim.

Dijital televizyon platformu Netflix’e Alanya’dan dizi içeriği önerim var.

Mesela;

Bir Suriyeli, bir Rus, bir Ukraynalı ve bir Türk ailenin yaşadığı, -Alanya’nın sosyolojik ve demografik yapısı itibariyle farklı ülkelerden aileler eklenebilir, örnekler çoğaltılabilir- Mahmutlar Mahallesi’ndeki lüks bir sitede geçen günlük rutin yaşamlar konu edinilebilir.

Despot, suratı beş karış, Rus Kızıl Ordu’dan albay rütbesiyle emekli, oy çoğunluğu sağlayıp aidatları yükselterek başta Türkler olmak üzere diğer ülkelerden olan site sakinlerini siteden göndermeye kararlı bir site yöneticisi…

Ürkek, uysal ama Rus yöneticinin bütün anlamsız kurallarına direnen, fiziksel olarak Zelenski’ye benzeyen, mümkünse tüm bölümlerde haki renkte polar giyen, 250 bin Dolar’ı basıp ev alarak TC vatandaşı olmuş, Alanya’da kafeterya işleten bir Ukraynalı…

Her bayramda ailecek memleketine çok rahat gidip gelen, Türk vatandaşlığı almış, seneye bizimle oy kullanacak olan, ailesiyle sitenin müştemilatında yaşayan, Türkiye’nin, dolayısıyla Alanya’nın hiçbir kalıbını benimsemeyen, sık sık sitenin çimlerinde ailesiyle mangal yaptığı için Rus yöneticinin hışmına uğrayan çılgın Suriyeli bir bahçıvan…

Ve…

Ayı zamanda sitedeki Ruslarla Ukraynalıların finolarına bakıcılık da yapan, hoyrat ama kurnaz Afgan bir kapıcının maceraları büyük ilgi görür.

Buradan, çalışmalarını aylık 80 liraya beğeniyle izlediğimiz Netflix yöneticilerine sesleniyorum.

Telif melif de istemiyorum.

Bu dizi, 80’li yıllardaki TRT’nin Bizimkiler dizisini sollamazsa ve reyting rekoru kırmazsa size söz, canlı yayında dişimi kırarım.

-BİTTİ-

Özkaya Sigorta

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Özkaya Sigorta


HIZLI YORUM YAP