DOLAR 15,8769 0.2%
EURO 16,8435 -0.21%
ALTIN 945,160,54
BITCOIN 4687840,10%
Antalya
25°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

İhsan Ticaret
Bagislar Construction
Sen ömründe hiç şimendifer zıvanası çaktın mı? I ALPER KUTAY YAZDI

Sen ömründe hiç şimendifer zıvanası çaktın mı? I ALPER KUTAY YAZDI

ABONE OL
07:46 - 15 Mayıs 2022 07:46
Sen ömründe hiç şimendifer zıvanası çaktın mı? I ALPER KUTAY YAZDI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ofiste günlük haberlere bakıyorum, telefonum çaldı, bilmediğim bi numara.

Başka bi sektörde olsam öyle kolay kolay açmam.

Gazeteciyiz ya, “Belki önemli bir istihbarat gelmiştir” diye el mecbur açtık.

Baktım, genç bir kardeşimiz.

İsmi Murat’mış.

Direkçi İletişim

Alanya’da bir lisede son sınıfta okuyormuş, “ilerde hangi mesleği seçsem” diye şimdiden kara kara düşünmeye başlamış.

“Alper abi, gazeteci olmak istiyorum. Sence bu işin geleceği var mıdır? Tavsiye eder misin?” dedi.

Zor bi soru.

Çünkü…

“Ol kardeşim” desem, çocuk okulu bitirip idealist bir gazeteci olarak çıksa, al başına belayı.

Misal, muktedirleri kızdıracak bi haber yapsa, direkt ya cezaevinde, ya da işsizler ordusunda.

“Olma, başka meslek seç” desem, geride kalan 28 seneme yazık.

“Sen hiç şimendifer zıvanası çaktın mı?” dedim, cevap gelmedi, tepki de vermedi.

Bu ve benzer sorularda fiks bir hikayem vardır, hemen zihinsel arşivimden tarayıp buldum, başladım anlatmaya.

Dedim ki…

“Bak sevgili kardeşim. Kulağını aç, iyi dinle beni. Misal, Alantur Köprüsü’nün üzerindeki yaya kaldırımının kuzey kısmında duruyorsun ve Gazipaşa istikametinden gelen, içinde kalabalık bir aile olan otomobil sana yaklaştı, durdu ve aracı kullanan baba camı açıp, ‘Antalya’ya nasıl gideriz?’ diye sana sordu. Ne cevap verirsin?”

***

“Sence ileride gazeteci olmalı mıyım?” sorusuna ilginç, tuhaf ve bir başka soruyla karşılık bulan öğrenci kardeşim sessiz kalınca ben devam ettim.

Dedim ki…

“Alantur Köprüsü’nün üzerindesin ve bir aile, sana otomobille Antalya’ya nasıl gidilebileceğini soruyor. Üç seçenek var ve sen sadece birini söylersen ayıp edersin. Birinci seçenek, denizi, Kızıl Kule’yi, Tersane’yi, Alanya Kalesi’ni, şehrimize gelmiş yerli ve yabancı turistleri, turistik otel ve restoranları görebilmeleri için sahil yoludur. İkinci seçenek, belki güzergah üzerinde alışveriş yapabilirler diye, ticaretin, yerliye hitap eden dükkanların daha bol olduğu 25 Metrelik Yol üzeridir. Üçüncü seçenek de ‘eğer acil bir yere yetişeceklerse’ bir zamanlar Yeşil Dalga’nın uygulandığı, ama nedense son üç beş senedir bu sistemin unutulduğu çevreyoludur. Bu üç seçeneği de sunarsan, tadından yenmez. Ama ‘kurbağanın dünyası içinde olduğu kuyunun ağzı kadardır’ misali, sadece senin kendi hoşuna giden yolu salık verirsen, hem o insanların hem de diğer seçeneklerin hakkını yemiş olursun.”

***

Öğrenci kardeşimden yine ses gelmeyince, madem öyle, hazır bizi dinleyen bir mecra da bulmuşken, devam etme ihtiyacı hissettim.

Dedim ki…

“Sen eminim ‘Kariyer Patinajı’ diye bir şey de duymamışsındır. Anlatayım. Simgesi büyük ‘T’ harfidir. Akademik veya hayat üniversitesini bitirip iş hayatına atıldığın gün, T harfinin alt çizgisinden yukarı doğru tırmanmaya başlarsın. Yeteneklerin ve kurduğun ikili ilişkiler vasıtasıyla yukarı doğru tırmanırsın. T harfinin en yukarısına, yani yatay çizgiye ulaşmak bazen 5, bazen 10, bazen 30 yılda gerçekleşir. En yukarıya ulaşınca, yani çıkacak bir zirve kalmayınca ve yerinde saymak da istemiyorsan, T harfinin üst kısmındaki yatay çizgide bir sağa bir sola gider durursun. İşte biz buna kendi aramızda ‘Kariyer Patinajı’ deriz.”

***

Dediklerimden zerre bir şey anlamadığı apaçık belli olan genç kardeşimin, hangi mesleği seçip seçmeyeceğine ilişkin yardımcı olmamı isteyen ümitkâr beklentisini boşa çıkarmak üzere olduğumu hissedince, hemen kamu spotumu verdim.

Dedim ki…

“Muhtemelen sen Kariyer Çıpası ve Kariyer Patikası kavramlarını da duymamışsındır. Gazeteye gel bi gün, çay içerken konuşalım, anlatayım. Belki soruna yardımcı olurum.”

Kafasının hayli karıştığını, söylediklerimi gece yatmadan önce sakin kafayla düşüneceğini, en kısa zamanda çayımı içmeye geleceğini söyleyip tam telefonu kapayacakken, şu bombayı patlatma ihtiyacı hissettim.

Dedim ki…

“Güzel kardeşim. Sözüm meclisten dışarı, şehir ve ülke için bir şeyler yapmaya gayret edenleri tenzih ederim; gün boyu siyah deri koltuk üzerinde oturup, takım elbise ve kravat içinde ömür tüketen, kariyer patinajı yapa yapa lastiğinde yol tutacak diş kalmayan, şehir için hiçbir proje üretmeyen, üretecek insanları engelleyen, attığı zaman mangalda kül bırakmayan, sırtını falanca yerlere yaslayıp maaşını çekeceği bankamatiğin gününü, avanta akşam yemeklerini veya sabah kahvaltılarını kollayan, kısacası memlekete zarar veren o kadar çok makam mevki sahibi kişi var ki, dilerim hangi mesleği seçersen seç, onlardan olmayasın.”

Tam, “Peki abi, teşekkür ederim, uğrayacağım” deyip telefonu kapatıyordu ki, “Du bi dakka. Sen başka meslek seç, senden gazeteci olmaz” deyiverdim.

“Neden?” dedi, cevap verdim.

Dedim ki…

“Sana konuşmamızın başında ‘Sen hiç şimendifer zıvanası çaktın mı?’ diye sormuştum, hem yanıt vermedin hem de bunun ne manaya geldiğini bile sormadın. Gazeteci merak eder, sorar. Sen yine bi gün çayımı içmeye gel ama gazeteciliği unut, öyle gel.”

-BİTTİ-

Özkaya Sigorta

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Özkaya Sigorta


HIZLI YORUM YAP