DOLAR 8,56030%
EURO 10,15250.02%
ALTIN 494,86-0,01
BITCOIN 3288354,21%
Antalya
33°

AÇIK

04:01

İMSAK'A KALAN SÜRE

Alper Kutay

Alper Kutay

08 Haziran 2020 Pazartesi

Alanya Siyaseti Ne Zaman Normalleşecek?

Alanya Siyaseti Ne Zaman Normalleşecek?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Misal, Ak Parti İlçe Teşkilatı 11 Nisan’da, İyi Parti İlçe Teşkilatı 18 Nisan’da kongre yapacaktı, korona virüs tedbirlerine yakalandı.

***

AK PARTİ

Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu‘nun karşısında aday yok, eli rahat.

Ak Parti’nin artık ülke genelinde gelenek haline getirdiği tek adaylı il ve ilçe kongrelerinden dolayı epeydir kongreler “Genel Merkez” onaylı adaylarla yapılıyor.

Mustafa Toklu, 2009’dan beri siyaset arenasında.

Gençlik Kolları Başkanlığı, Genel Merkez Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcılığı yaparak kendini yetiştiren ve partideki rüştünü ispat eden Toklu, üç yıldır Ak Parti’nin Alanya’daki temsilcisi olarak Ak Parti Genel Merkezi ile Alanya arasındaki koordinasyonu başarıyla sürdürüyor.

Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu‘nun da tam destek verdiği bilinen Toklu, eğer bu ivmesini sürdürür ve üzerine koymaya devam ederse, Alanya siyasetinde uzun yıllar kalıcı olmayı sürdürecektir.

2019 yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı olmasa, Ak Parti’nin Alanya Belediye Başkan Adayı olmasına kesin gözüyle bakılan, kendisini bu yola hazırladığı bilinen Toklu’nun “Başkanlık” hayali ya da projesi bitti mi?

Elbette bitmedi.

Şu anda “kanaatimce” sessiz sedasız 2023 yerel seçimlerine hazırlıyor kendisini.

Tam manasıyla bilerek vites yükseltmiyor, çünkü daha çok erken.

Hatta “Alanya Belediye Başkan Adayı” etiketini bilerek parlatmıyor, çünkü o da biliyor ki bu köprünün üzerinden daha çok su akacak.

Şimdi “Aday” gibi sahaya inse, bu yönünü parlatsa, yıpranacağının, üzerine çok büyük yük bineceğinin o da farkında.

Ancak şu da bir gerçek ki, genç, artık hayli deneyimli, başarılı, eğitimli bir isim olan Toklu, geçmişte koltuğu devraldığı mevkidaşlarının yaptığı hataları yapmadığı takdirde ilerleyen süreçte karşımıza ya “Alanya Belediye Başkan Adayı” ya da “Antalya Milletvekili Adayı” olarak çıkacaktır.

Ak Parti Genel Merkezi’nin, gençlerin siyasetten soğuduğu bir dönemde, siyaset yapmaya hevesli, başarılı, sürekli halkın içinde olan böyle bir ismi üzmeyeceği, mutlaka istediği veya o dönem uygun olan bir makamda değerlendireceği de bir gerçek.

***

CHP

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, Alanya’da yaş itibariyle ilçe başkanları arasında en deneyimlisi. Ancak aktif siyasette bölük pörçük bulunması en büyük eksisi.

Eski ilçe başkanlarından Osman Özcan‘ın yönetiminde görev aldıktan sonra aktif siyasete nokta koyup, 2019 yerel seçimlerinden kısa bir süre önce Sefa Çorbacı‘nın yönetimdeki darbe girişimi sonrası görevden el çektirilmesiyle CHP İlçe Başkanlığı görevine atanan Karadağ, girdiği ilçe kongresinde başkan seçilip rüştünü ispat etti.

2019 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni CHP’li Muhittin Böcek‘in kazanması en büyük artısı.

Başkan Böcek’le ilk başlarda, özellikle Alanya’daki cadde ve bulvarların Alanya Belediyesi’ne devri konusunda yaşadığı çatışma, korona virüs sonrası yerini, birlikte çalışma prensibine bıraktı.

Alanya’daki Ahmet Tokuş Bulvarı, Atatürk Bulvarı ve 25 Metrelik Yol‘un Alanya Belediyesi’ne devredilmesine “Elimizdeki silahı rakibe veriyoruz” diye karşı çıkan Karadağ, zannımca Antalya ve Ankara’dan gelen telkinler ve uyarılar sonrası bu tutumundan vazgeçti.

Karadağ, 65 yaş üzeri olduğu için korona virüs tedbirleri kapsamında uzun süre sokağa çıkamadı, dolayısıyla halkla iç içe olamadı.

Adında “halk” olan CHP’nin halkla buluşması sorununa Karadağ da merhem olamadı.

Geçmişte Alanya’da lüks ciplerle, lacoste kostümlerle köy ziyaretlerine giden, kırsaldaki vatandaşın dilinden hiç anlamayan CHP’lilerin belki de bilmeyerek başlattığı “CHP’yi halktan koparma” girişimlerine Karadağ ve ekibi son vermek istese de, mevcut yönetimdeki pek çok ismin aynı tutumu sürdürüyor olması Karadağ’ın en büyük handikapı.

Büyükşehir’in Alanya’daki çalışmalarını kamuoyuna yeterince anlatamadığı için eleştirilen Karadağ’ın en büyük şansı ise Alanya Belediye Meclisi’ndeki bazı isimler.

Özellikle Erkan Demirci, Yılmaz Bağışlar ve Nazmi Zavlak‘ın sosyal medyayı aktif kullanarak sürekli halkla iç içe olduklarını gösteren bir profil sergilemeleri, CHP’nin ve Coşkun Karadağ‘ın en büyük artılarından biri olarak gösterilebilir.

***

MHP

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan ise belki de Alanya’da siyaset açısından en deneyimli isimlerden.

Bugün piyasada “ilçe başkanı” olarak dolaşan pek çok isim daha ilkokula giderken, henüz siyasetin s’sini bilmezken Ülkü Ocakları’nda aktif siyasetin inceliklerini öğrenen, bugün pek çok ilçe başkanı korona virüs yüzünden evinden çıkamazken her gün teşkilata gelip vatandaşla iç içe olan Mustafa Türkdoğan’ın genç yaşına rağmen siyasetin ince dehlizlerini biliyor olması en büyük avantajı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘ye, davaya ve ekip arkadaşlarına olan sadakati, bağlılığı ise tartışılmaz.

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’le arasının kötü olduğu yönünde geçmişte ortaya atılan iddiaların aksine, uyumlu bir çalışma dönemi geçiriyor olmaları ise Alanya’nın en büyük şansı.

Özellikle Ramazan Ayı’nda liderlik ettiği vatandaşa yardım kampanyaları MHP’nin Alanya’daki farkındalığını ve gücünü daha da keskinleştirdi.

Türkdoğan, Ankara’da esen rüzgarlar aynı seyirde devam ettiği sürece görevini muhafaza edecektir, hatta 2023 seçimlerinde bu başarılı döneminin ödülü olarak Alanya Belediye Meclisi’nde üyelik dahi teklif edilecektir.

Kabul eder mi?

Hiç sanmam.

Türkdoğan’ın MHP İlçe Başkanlığı görevi, kendisi için biçilmiş kaftandır, 8 Haziran itibariyle Alanya’da bu görevi ondan daha iyi yapacak bir başka isim de gözükmemektedir.

***

İYİ PARTİ

Son olarak…

İyi Parti İlçe Teşkilatı’nda sular durulmuyor.

MHP’de siyasete başlayıp, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye tepki göstererek istifasını veren Yücel Apaydın‘ın ilçe başkanlığı yaptığı İyi Parti’de sessiz sedasız bir liderlik yarışı sürüyor.

Yücel Apaydın‘ın tüm birikimlerini kullanarak Alanya’ya teşkilat binası kazandırması, özellikle Alanya Belediyesi’ne yönelik sert muhalefeti, parti bağlamında en büyük artılardan.

Ancak Apaydın’ın ekibinde vites yükseltebilecek, kamuoyunu etkileyecek bir veya en azından bir kaç isim bulmak mümkün değil.

Apaydın’ın da tıpkı Millet İttifakı’ndaki ortağı Karadağ gibi en büyük artısı, Alanya Belediye Meclisi’ndeki bazı isimler.

Örnekse, Hacı Mevlüt Zavlak ile Fikret Arık.

Sosyal medyayı iyi kullanan, etkin açıklamalarını kamuoyu ile bu mecradan paylaşan Zavlak ile Arık, en azından Alanya’da İyi Parti’nin düşünce yapısını kamuoyuna aktarma görevini layıkı ile yerine getirebiliyorlar.

İyi Parti’de kongre sürecinde Apaydın’ın karşısına, MHP’de birlikte siyaset yaptıkları Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Hilmi Er‘in çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Emrah Yeşilkaya gibi “tavşan atlet”lerin ismi de kamuoyunda dolaşıyor ancak ben bu tür girişimlerin cılız kalacağına, ya da en azından oy bölmeye yönelik bazı kişi ya da grupların girişimi olarak kalacağına inanıyorum.

Her ne kadar esmi olarak açıklamasa da Hilmi Er kesin aday.

Yanında eski MHP İlçe Başkanı Cafer Uyar‘ın olduğu biliniyor.

2019’un Alanya Belediye Başkan Adayı Abdullah Sönmez piyasada gözükmüyor, dolayısıyla tavrının ne olacağı bilinmiyor.

Alanya’da Salı günleri yapılan yönetim kurulu toplantısından sonra haftada bir günlük basın açıklaması yapılması dışında İyi Parti’nin Alanya’daki varlığından söz etmek mümkün değil.

Hilmi Er ilçe başkanı olursa bu durum değişir mi, soru işareti.

Çünkü onun da epeydir sesi soluğu çıkmıyor.

Sert mizaçlı Yücel Apaydın’ın aksine daha uysal bir mizaca sahip olan Hilmi Er ilçe başkanı olursa, Millet İttifakı ortağı CHP ile doku uyuşması yaşayabileceği öngörülüyor.

Kısacası, İyi Parti’nin artıları Hacı Mevlüt Zavlak ile Fikret Arık olarak ön plana çıkıyor, eksileri ise partinin sesinin soluğunun çıkmaması olarak gösteriliyor.

***

Son söz…

Korona virüs tehlikesi yavaş yavaş geçiyor.

Her alanda olduğu gibi Alanya siyasetinde de normalleşme sürecine giriliyor.

Ak Parti, Alanya’ya yapılacak hizmetlerin takipçisi olmayı sürdürüyor.

CHP, Büyükşehir’in Alanya’daki yatırımlarını kamuoyu ile paylaşma görevine daha yeni başladı.

MHP, Alanya Belediyesi ile dirsek temasını muhafaza ederek Adem Murat Yücel’in elini güçlendiriyor.

İyi Parti, kongre öncesi Yücel Apaydın üye kayıtlarını sürdürüyor, Hilmi Er ise “Benim gönderdiğim kişiler üye yapılmıyor, delege olamıyor” diye feveran ediyor.

Devamını Oku

ESNAF KAN AĞLIYOR

ESNAF KAN AĞLIYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün Büyük Alanya TV ofisimize iki genç kardeşim, bir de Alanya’da yaşayan İsveç vatandaşı hanımefendi geldi.

İsimleri; Kayacan Karabeyoğlu, Hayrettin Kırıcı ve Johanna Valberg.

İşini kaybeden, iş bulamayan, 65 yaş üstü olduğu için evden çıkamayan vatandaşlara yardım paketleri ulaştırmak için ınstagram’da “Yardım Eli Alanya” isimli bir hesap açmışlar, ilk hafta 3 kişi, sonraki hafta 13, derken 30 kişilik dev bir ekip haline gelmişler.

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel‘den destek istemişler, Başkan Yücel, “hay hay” demiş, Sosyal İşler Müdürlüğü ile koordinasyonu sağlamış, 68 kırsal mahallede ikamet eden yardıma muhtaç vatandaşların isim listesini alıp yola koyulmuşlar.

Ekibin lideri Kayacan Karabeyoğlu aslen Kırıkkale’li.

Yurtdışı koordinasyonu sağlayan Johanna Valberg, İsveçli.

Ekibin büyük çoğunluğu Alanyalı olmayan gençlerden oluşuyor.

Köy köy, mahalle mahalle dolaşıp Alanya’nın yardıma ihtiyacı olan kırsal mahalle insanlarına yardım ulaştırıyorlar.

Maaş yok, prim yok, üstelik kendi ceplerinden para harcıyorlar.

“Alanya’nın, Konya sınırına kadar olan köylerine bile gidiyoruz” diyorlar.

Yerleşik İsveçli Johanna Valberg, hem kendi ülkesinden, hem diğer Avrupa ülkelerinden yüzlerce yardım kolisi satın alacak parayı toplamış.

Tamamen gönüllülük esasına dayalı bir sistemle çalışıyorlar.

Bu yardımlar sırasında hiç hoş olmayan görüntülerle karşılaşmışlar.

Derme çatma evlerde yaşayan, köyde iş olanağı olmadığı için şehir merkezinde çalışmak zorunda kalan evlatlarının yalnız başına bıraktığı yaşlıları gördükçe hepsinin içi parçalanmış.

“Sadece korona krizi döneminde değil, o insanların yılın 365 günü yardıma ihtiyacı var” diyorlar.

Yardım paketlerinin büyük çoğunluğunu hayırseverlerden karşılıyorlar ama o paketleri o köylere götürmek için kendi şahsi araçlarını kullanıyorlar, üstelik akaryakıt parasını da kendi ceplerinden karşılayarak.

Hepsi, şu korona virüsü laneti bittiğinde, şehrin sosyal yaşamına dokundukları için plaket verilmesi gereken nice görünmez kahramanlardan sadece birkaçı.

***

Niye yazdım bunları?

Şunun için…

Misal, Alanya’daki oda başkanları şu krizli günlerde nerede?

Sosyal medyada “Hayırlı Kandiller”, “Hayırlı Cumalar”, “Ankara’dan SGK ve Bağ-Kur’la ilgili şu son dakika bilgisi geldi” demek dışında esnaf için ne yapıyorlar?

Misal, dükkanı kapalı olduğu için evine ekmek götüremeyen esnaf için dükkan sahipleriyle, SGK ile, AEDAŞ ile görüşmeyi düşünüyorlar mı?

Darda, zorda olan esnaf için neler yapıyorlar?

Bugün duydum, içim parçalandı.

Mahmutlar’da köhne bir binanın zemin katında yaşayan, işsiz kocası tarafından terk edilen, 6 ve 2,5 yaşındaki iki çocuğuyla baş başa kalan genç bir kadın, “Ben açlıktan öleyim ama çocuklarım ölmesin. Çocuklarımı evlatlık vermek istiyorum” deyip komşularından yardım istiyor.

Bir dükkan sahibi ile kiracı arasında geçen diyalog ise aynen şu şekilde…

-Kirayı ne zaman ödeyebilirsin?

-Şu an dükkan kapalı. Kaç gündür açamıyorum. İş yapamıyorum ki kirayı vereyim.

-Orasını bilmem. Benim de ödemelerim var. Birkaç gün içinde halledersen sevinirim.

Kiracı da haklı, mal sahibi de.

Hangisine ne diyebilirsin?

Kiracı esnaf, mal sahibine resti çekemiyor, çünkü kriz bittiğinde dükkanını açmak, iş yapmak, evine ekmek götürmek zorunda.

Bunu mülk sahibi de çok iyi biliyor, kiracıyı sıkıştırıyor, “ne koparabilirsem kâr” diyor, o da haklı, belki tek geçim kaynağı o dükkandan gelen kira.

***

İşte oda başkanlarının bu safhada devreye giriyor olmaları gerek.

Kamuoyundan gizli bir çalışma yapıyorlar ve bu çalışmalar hedefine ulaşıyorsa amenna.

Yok eğer sadece aidat alan, sosyal medyada günlük bir iki paylaşım yapan bir yapıyı muhafaza etmeyi sürdürüyorlarsa, bunu da üyelerin takdirine bırakıyorum.

Alanya, geçimini uzun yıllardır turizmden sağlayan bir şehir.

Son dönemde turizmden umudunu kesip başta muz olmak üzere tarım sektörüne girilmesi işini saymazsak, Alanya’da gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine 330 bin nüfusun “maaşları Ankara’dan gelen memurlar haricinde” neredeyse tamamının geçim kaynağı turizm.

Korona krizi yüzünden Nisan’ın ortasına geldik, halen turist yok, ne zaman geleceği de meçhul.

Dükkanlar kapalı, yasak kapsamına girmeyip açık olanlar siftah yapamadan kepenk kapatıyor.

Fakat kira işliyor, krize hazırlıksız yakalanan esnafın cebinde para yok, evine ekmeği zor alıyor, temel tüketim malzemelerini kredi kartının limiti kadar karşılayabiliyor, kredi kartı ödeme günü geldiğinde faturaya kırk takla attırıyor, asgari ödeme tutarını yatırıp “Gerisi Allah kerim” diyor.

ALTSO Başkanı Mehmet Şahin dışında sesini çıkaran, esnafa umut veren bir oda başkanını mumla arar hale geldik ne yazık ki!

Özetleyecek olursak…

“Gün birlik olma günüdür” diyorsak, aidatını tıkır tıkır aldığımız esnaf için de bazen “futbol tabiriyle” tekmeye kafa uzatmak gerekir.

“Ankara’ya bağırın çağırın, esnafı galeyana getirin” demiyoruz elbette.

Haşa!

Fakat ara sıra çıkın, hepinizin sosyal medya hesabı var, esnafın yanında olduğunuzu gösteren bir iki açıklama yapın da Alanya’da oda başkanı olduğunu anımsayalım, anımsatalım.

Şu anki oda başkanlarının çoğu beni iyi tanır, ben de onları iyi bilirim.

Çoğu beni sever, ben de çoğunu sever, takdir ederim.

Ama dost acı söyler.

Bu sözlerime kızmasınlar, gücenmesinler.

Hadi oda başkanım.

Söz sırası şimdi sende.

Devekuşu misali bu krizli ortamda kafayı kuma gömerek gizlenmek olmaz.

Çıkın, Ankara ise Ankara’ya, hangi bakanlıksa o bakanlığa bir çağrıda bulunun.

Hatta günümüzde çok sık kullanılmaya başlanan telekonferans yöntemiyle buluşun, ortak bir deklarasyon yayınlayın, hepinizin adı tarihe geçsin.

Yok eğer “Ankara’yla ters düşmeyelim, ne şiş yansın ne kebap” derseniz, o da sizin takdiriniz.

Fakat Alanya esnafı bu kışı geçirir ama yediği bu ayazı da unutmaz.

Benden söylemesi…

Devamını Oku

‘BÜYÜK LOKMA!’

‘BÜYÜK LOKMA!’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, alınan önlemler kapsamında korona virüsü nedeniyle Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda‘ya yapılan uçuşların 17 Nisan’a kadar durdurulduğunu duyurmuş.
İçişleri Bakanlığı da bu ülkelerden Türkiye’ye girişlerin yasaklandığını açıklamış.
Gayet yerinde kararlar…
Devlet Baba üzerine düşeni yapıyor…
Bu arada, THY Genel Müdürü Bilal Ekşi ise uçuş yasakları ile ilgili olarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Korona sebebi ile 9 Avrupa ülkesine 17 Nisan’a kadar seferler durduruldu. Bu ülkelere biletli yolcularımız hiç endişe etmesinler. THY olarak yolcularımıza en iyi şekilde bilet iade, değişiklik hizmeti vereceğiz. Oluşabilecek yoğunluk sebebi ile lütfen endişe etmeyiniz” demiş.
Peki 17 Nisan’dan sonra tehlike geçmiş mi olacak?
Elbette hayır.
17 Nisan’dan sonra da başta Türkiye olmak üzere pek çok ülke günün şartlarına göre yeni tedbirler alacak, virüsün yayılması devam ederse belki 2020 yılı sonuna dek ülkeler birbirlerine kapılarını kapatıp virüsü kendi ülkelerinden def etmenin hal çaresine bakacak.
Türkiye gibi; yaz aylarında ekonomisinin büyük bölümü turizme endeksli olan ülkeler şimdi B, C, D planlarını çoktan yapmaya başladı bile.
Bu arada, bir kaç yıl öncesine dek başta Almanya olmak üzere Benelüx ülkeleri olarak adlandırılan Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, ayrıca İskandinav ülkeleri olarak tanımlanan Norveç, İsveç ve Danimarka gibi ülkeler, Alanya’ya tatil için gelmek istediklerini fakat “görgüsüz” ve “tatil kurallarını bilmemekle” suçladıkları Ruslardan rahatsız olduklarını ifade edip naz yapıyordu.
Korona virüs nedeniyle naz yapma sırası şimdi Ruslara geçti.
Yukarıda isimleri yazılı pek çok ülkede peş peşe yeni vakalar görülürken, hatta bazılarında virüse bağlı ölümler yaşanırken, Türkiye ile Rusya’da virüs nedeniyle hiç ölüm vakası görülmemesi, 2020 yılı turizm sezonunda da cankurtaran ülkenin Rusya olacağını şimdiden tescillemiş oldu.
Atalarımız boşuna dememiş; “Büyük lokma ye ama büyük konuşma.”
Eskiden Ruslara burun kıvıran pek çok Avrupa ülkesi vatandaşı, şimdi belki de bütün seneyi evinde geçirmek zorunda kalacak.
Bakalım 17 Nisan’dan sonra Rusların tercih ettiği otellere gelip tatil yapma şansı bulabilecekler mi, yoksa bütün yılı ülkelerinde, kendi şehirlerinde, hatta evlerinde mi geçirecekler.
Bekleyip göreceğiz…
Devamını Oku

ALPER KUTAY YAZDI: ‘BÜYÜK LOKMA!’

ALPER KUTAY YAZDI: ‘BÜYÜK LOKMA!’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, alınan önlemler kapsamında korona virüsü nedeniyle Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda‘ya yapılan uçuşların 17 Nisan’a kadar durdurulduğunu duyurmuş.
İçişleri Bakanlığı da bu ülkelerden Türkiye’ye girişlerin yasaklandığını açıklamış.
Gayet yerinde kararlar…
Devlet Baba üzerine düşeni yapıyor…
Bu arada, THY Genel Müdürü Bilal Ekşi ise uçuş yasakları ile ilgili olarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Korona sebebi ile 9 Avrupa ülkesine 17 Nisan’a kadar seferler durduruldu. Bu ülkelere biletli yolcularımız hiç endişe etmesinler. THY olarak yolcularımıza en iyi şekilde bilet iade, değişiklik hizmeti vereceğiz. Oluşabilecek yoğunluk sebebi ile lütfen endişe etmeyiniz” demiş.
Peki 17 Nisan’dan sonra tehlike geçmiş mi olacak?
Elbette hayır.
17 Nisan’dan sonra da başta Türkiye olmak üzere pek çok ülke günün şartlarına göre yeni tedbirler alacak, virüsün yayılması devam ederse belki 2020 yılı sonuna dek ülkeler birbirlerine kapılarını kapatıp virüsü kendi ülkelerinden def etmenin hal çaresine bakacak.
Türkiye gibi; yaz aylarında ekonomisinin büyük bölümü turizme endeksli olan ülkeler şimdi B, C, D planlarını çoktan yapmaya başladı bile.
Bu arada, bir kaç yıl öncesine dek başta Almanya olmak üzere Benelüx ülkeleri olarak adlandırılan Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, ayrıca İskandinav ülkeleri olarak tanımlanan Norveç, İsveç ve Danimarka gibi ülkeler, Alanya’ya tatil için gelmek istediklerini fakat “görgüsüz” ve “tatil kurallarını bilmemekle” suçladıkları Ruslardan rahatsız olduklarını ifade edip naz yapıyordu.
Korona virüs nedeniyle naz yapma sırası şimdi Ruslara geçti.
Yukarıda isimleri yazılı pek çok ülkede peş peşe yeni vakalar görülürken, hatta bazılarında virüse bağlı ölümler yaşanırken, Türkiye ile Rusya’da virüs nedeniyle hiç ölüm vakası görülmemesi, 2020 yılı turizm sezonunda da cankurtaran ülkenin Rusya olacağını şimdiden tescillemiş oldu.
Atalarımız boşuna dememiş; “Büyük lokma ye ama büyük konuşma.”
Eskiden Ruslara burun kıvıran pek çok Avrupa ülkesi vatandaşı, şimdi belki de bütün seneyi evinde geçirmek zorunda kalacak.
Bakalım 17 Nisan’dan sonra Rusların tercih ettiği otellere gelip tatil yapma şansı bulabilecekler mi, yoksa bütün yılı ülkelerinde, kendi şehirlerinde, hatta evlerinde mi geçirecekler.
Bekleyip göreceğiz…
Devamını Oku

BU NASIL KORONA ÖNLEMİ!

BU NASIL KORONA ÖNLEMİ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çok fazla uzatmayacağım.

İki konu hakkında yazıp müsaade isteyeceğim.

Birinci konu…

Çin’den başlayıp tüm dünyaya yayılan korona virüsü Bulgaristan sınırına dayandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Salı gecesi yaptığı açıklamada, “Türkiye’de bir vaka görüldü, ama endişelenecek bir durum yok, tüm tedbirler alındı” dedi.

Umarım devamı gelmez ama tek bir vakanın bile turizm sektöründe peş peşe iptallerin yaşanmasına neden olduğu konuşuluyor.

Turizmci dostlarla sohbet ediyoruz, sezon nasıl olacak, işler nasıl yürüyecek diye.

Söyledikleri tek şey var.

Turist, Türkiye’de, dolayısıyla Alanya’da bir tehlike olmadığını biliyor ama o uçağa binmek istemiyor, saatlerce kapalı bir ortamda tanımadığı, hastalık taşıyıp taşımadığı belli olmayan yüzlerce insanla seyahat etmek istemiyor.

İptallerde sorunun; Alanya veya Türkiye’de virüsün olup olmaması değil, turistin virüs kaparım endişesi ile uçağa binmek istememesi olarak değerlendiriliyor.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Alanya’da da çeşitli önlemler alınıyor.

Misal, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin halk otobüslerinde dezenfekte çalışması yapması gibi.

Güzel düşünce, akıl edenin aklına sağlık, ama…

Basına servis edilen görüntülerde çok komik bir manzara var.

Ellerinde sinek ilaçlama makinesine benzer bir alet, baştan aşağı astronot gibi komple beyaz kostüm giymiş, ağızlarında maske, ellerinde eldiven, normalde gündüz sinek ilaçlayan onlarca personel, otobüslerin içine sokulmuş, bir o koltuğu, bir bu tutamacı, camı çerçeveyi ilaçlayıp duruyor.

Sevgili ağabeylerim, kıymetli yöneticilerim.

Birincisi; daha 5-10 dakika önce o otobüste seyahat eden genci yaşlısı, kadını erkeği, çoluğu çocuğu onlarca vatandaş yok muydu?

Personele giydirdiğiniz astronot benzeri kostümleri, eğer o otobüste virüs olma ihtimali üzerine giydirdiyseniz, 5-10 dakika önce o otobüste seyahat edenler çoktan virüsü kapmışsa ne olacak?

İkincisi; basına kendi ellerinizle servis ettiğiniz o fotoğraflar ve o video görüntüleri Türk turizminin düşmanı ülkelerin eline geçse ne olacak?

Neden sanki büyük bir salgın varmış hissi veren o kostümleri giydiriyorsunuz?

Ve neden kendi elinizle görüntü aldırıp kendi ayağımıza kurşun sıktırıyorsunuz?

Siz Alanya sevdalısı mısınız, Alanya düşmanı mı?

Komik olmayın lütfen.

İşinizi doğru düzgün yapın, biz de alkışlayalım…

***

İkinci konu…

Antalya’nın Aksu ilçesinde 2007’den beri faaliyet gösteren Kırbıyık A.Ş. adlı firmanın ürettiği alkollü içeceklerde kozmetik sanayinde kullanılan, insan sağlığına zararlı maddeler tespit eden Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı, bahse konu firmanın tüm üretim izinlerini Şubat ayı itibariyle iptal etti, bölgedeki yüzlerce otele, restorana, bakkala markete bunu tebliğ etti,Bu firmadan ürün alırken aman dikkat minvalinde uyarıda bulundu.

Dün gece (gazetecilik tabiriyle) haberi ilk ben patlattım, sonra gün içinde Alanya’daki pek çok internet sitesinde benzer haberler yer aldı.

Akşama doğru, Kırbıyık A.Ş.’nin avukatları beni aradı, hukuk mukuk, yürütmeyi durdurma kararı gibi bir şeyler söyleyip haberin doğru olmadığını ima eden şeyler söylediler.

Haberi kaldırmadım.

Çünkü elimde kapı gibi belge var.

Sadece Kırbıyık A.Ş.’nin avukatının (içeriğinden hiçbir şey anlamadığım) açıklamasını aynı haberin içine monte ettim, ki tek taraflı, kasıtlı haber yaptığımı iddia edemesinler.

Sözün özü…

Kırbıyık A.Ş., şimdi bakanlığın bu kararını iptal ettirmek için mahkemeye başvurmuş.

Mahkemenin vereceği karara boynumuz kıldan ince.

Devletin koca bakanlığının verdiği kararı nasıl iptal ettirecekler, bilemiyorum.

Gelsin mahkeme kararı, ak koyun kara koyun neymiş, biz de görelim, ondan sonra gereğini yaparız.

Devamını Oku